Çeşitli İngilizce Alışveriş Diyalogları

52

Zaman : 30-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Alışveriş
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (275 oy, ortalama: 4,05 en çok 5)
Loading...

Shopping – Alışveriş

 

– Excuse me, I bought this TV here last week and I’m not satisfied with the picture. I’d like to have my money back, please.
– Affedersiniz bu televizyonu geçen hafta buradan aldım, ama görüntüyü beğenmedim. Ben paramı geri almak istiyorum.

– I’m sorry, sir, but I’m afraid we don’t give refunds. May I see your receipt? We can give you a credit note for this amount, sir, or you can exchange it for something of equal value.
Üzgünüm efendim, ama biz para iadesi yapmıyoruz. Ben makbuzu görebilir miyim? Bu miktar için size bir kredi notu verebilir ve eşit değerde bir şey için alışveriş yapabilirsiniz.

– All right, I’ll take the exchange.
– Tamam, ben değişim yapacağım.

– Actually, sir, you are very lucky. We’ ve got a sale this week. Now this Zandy 3000 is a great deal. It’s 40 per cent off the normal retail price. It has remote control and it has a one year guarantee.
– Aslında, efendim, çok şanslısınız. Bizde bu hafta büyük indirim var. Bu Zandy 3000 büyük kampanyada. Bu normal perakende fiyatından yüzde 40 daha indirimdedir. Uzaktan kumandalıdır ve bu bir yıl garantisi var.

– It still seems expensive to me.
– Bana hala pahalı görünüyor.

– No, no, sir, that’s a fantastic price. It’s cheap, believe me. We’ve sold hundreds of them and this, I believe, is the last one.
– Hayır efendim, harika bir fiyattır. İnanın bana çok ucuzdur. Biz onlardan yüzlerce sattık. Bu sonuncusudur.

– The last one? O.K. I’ll take it. How much extra do I owe?
– Sonuncu mu? Tamam, alacağım. Ekstra ne kadar ödeyeceğim?

– Just 125 pounds.
– Sadece 125 £.

– And can I pay by credit card or would you prefer a cheque?
– Ben kredi kartı ile ödeme yapabilir miyim, siz çek mi tercih edersiniz?

– Credit card will be fine, thank you.
– Kredi kartı iyi olacak, teşekkür ederim.

– Bring out another Zandy 3000, will you?
– Başka bir Zandy 3000 getirecek misiniz?

çeşitli ingilizce alışveriş diyalogları

İngilizce alışveriş diyalogu 2

 

– Excuse me, how can I get to the women’s department?
– Afedersiniz, kadın bölümüne nasıl geçebilirim?

– Over there, on the right, madam, just near the linen department.
– Orada hanımefendi, sağda, çamaşır bölümünün yanında.

– Thank you.
– Teşekkürler

– What can I do for you?
– Size nasıl yardımcı olabilirim?

– I need gloves.
– Bana eldiven lazım.

– What gloves would you like: leather or suede?
– Nasıl eldiven istiyorsunuz: deri veya süet?

– I haven’t made my choice yet. What could you advise?
– Henüz seçim yapmış değilim. Ne tavsiye edersiniz?

– I think these suede gloves are good. And their colour is very nice.
– Ben bu süet eldivenlerin iyi olduğunu düşünüyorum. Rengi de çok güzel.

– Thank you and the size is just mine. I’ll buy them.
– Teşekkür ederim ve ölçüsü bana uydu. Alıyorum.

İngilizce alışveriş diyalogu 3

 

– What would you like, sir?
– Ne bakmıştınız, efendim?

– I need a suit for everyday wear. Can I have a look at this grey suit?
– Ben günlük giyebileceğim bir takım bakıyorum. Bu gri takıma bakabilir miyim?

– Here you are. It’s size 50.
– Buyurun. Bedeni 50’dir.
– Can I try it on.
– Deneyebilir miyim?

– Certainly. The fitting – room is over there.
– Tabii. Deneme odası buradadır.

İngilizce alışveriş diyalogu 4

 

– Hello, Ann. How are you?
– Merhaba, Ann. Nasılsın?

– Hello, Susan. Thanks, I’m fine.
– Merhaba, Susan. Teşekkürler, iyiyim.

– You are doing shopping in this supermarket, aren’t you?
– Bu süpermarketten mi alışveriş yapıyorsun?

– Quite right. We are having a party at the weekend and I need some drinks.
– Doğru. Biz hafta sonu bir parti veriyoruz ve bazı içeceklere ihtiyacım var.

– There’s a good choice of wine and soft drinks here.
– Burada şarap ve maşrubat çeşitleri var.

– O.K. Then I’ll go and buy dry wine and mineral water.
– Tamam. Gidip sek şarap ve maden suyu alayım.

İngilizce alışveriş diyalogu 5

 

– We have nothing for supper, Jane. Would you buy something to eat?
– Akşam yemeği için yiyecek bir şey yok Jane. Yiyecek bir şeyler satın alır mısın?

– Just in half an hour.
– Yarım saat sonra.

– Then go to the greengrocer’s and buy potatoes, tomatoes and a kilo of apples.
– Manava git ve patates, domates ve bir kilo elma satın al.

– And what about bread?
– Peki ya ekmek?

– Well, drop in at the bakery and buy some brown bread and buns or biscuits.
– Iyi, fırından esmer ekmek ve çörekler ya da bisküvi satın alabilirsin.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

İngilizce Araba Satın Alma

0

Zaman : 27-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Alışveriş
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, ortalama: 3,00 en çok 5)
Loading...

Buying A Car – Araba Satın Alma (ingilizce diyalog)

 

Customer: Good morning.
– Günaydın.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Dealer: Good morning, sir. May I help you?
– Günaydın efendim. Size nasıl yardımcı olabilirim?

C: I want to buy a new car.
– Araba satın almak istiyorum.

D: Do you have anything special in mind?
– Düşündüğünüz herhangi özel bir şey var mı?

C: It shouldn’t be either an expensive car or a big one.
– Araba çok pahalı ve çok büyük olmamalı.

D: I see. What about a Honda? It’s a good and rather inexpensive car. One of these cars is to the right of you.
– Anladım. Honda’yı düşünür müsünüz? İyi ve pahalı olmayan bir arabadır. Sağ tarafınızda bu arabalardan biri var.

C: How much is it?
– Fiyatı kaç paradır?

D: 6900 dollars.
– 6900 dolardır.

Araba Satın Alma İngilizce

C: I’ve got a large family. Therefore I’m looking for a mid-sized car.
– Ailem kalabalıktır. Bu nedenle orta büyülükte bir araba arıyorum.

D: If you are interested in a family car, the new Oldsmobile Delta 88 would be a good buy.
– Aile arabası bakıyorsanız, Oldsmobile Delta 88 size uygun olabilir.

C: May I see it?
– Görebilir miyim?

D: It’s right this way. It’s a very popular model. Let’s take a look. Here we are. This car will get you an excellent gas mileage. Do you like the color?
– Buradan lütfen. Bu çok tutulan bir modeldir. Gelin bakalım. İşte geldik. Bu araba size iyi bir benzin tasarrufu sağlayacaktır. Rengini beğendiniz mi?

C: Yes, dark blue is my favorite color. What special features does the car have?
– Evet. Koyu mavi sevdiğim bir renktir. Araba hangi başka özelliklere sahiptir?

D: It has air conditioning, vinyl seat seat covers, and a radio.
– Klimalıdır, koltuk kılıfları vinil kaplamadır ve radyosu vardır.

C: Is it economical to run?
– Ekonomik bir sürüş mü sağlar?

D: Absolutely. It uses lighter material in the body, and it has a new type of carburetor. Therefor your gas consumption will be cut down. Will you take a test drive to see how the car runs?
– Kesinlikle. Gövdesinde hafif malzeme kullanılmıştır ve yeni bir karbüratör türü vardır. Bunlar sizin benzin tüketiminizi en aza indirir. Arabanın nasıl çalıştığını görmek için bir test sürüşü yapacak mısınız?

C: Okay.
– Tamam.

(They get in, and the customer starts driving)
(Arabaya bnerler ve müşteri arabayı kullanır.)

Several minutes later.
Birkaç dakika sonra.

C: I like the car. It’s comfortable. The steering and the brakes work well. What about a trade-in?
– Ben arabayı beğendim. Rahattır. Direksiyon ve frenleri iyi çalışıyor. Takas yapabilir miyim?

D: I can estimate your old car. If you wish, I can ask my assistant to drive it around the block. He could check out your car. He’ll tell me what he about a trade-in.
– Eski arabanıza para sayabilirim. İsterseniz yardımcıma onu blok çevresinde kullanmasını rica edeyim. O arabanızı kontrolden geçirir. Sonra bana takas konusunda bilgi verir.

C: All right. Thereare the keys. My car is only four years old . I’ve not been in a single accident. I’ve taken good care of the car.
– Tamam. İşte anahtarlar. Arabam sadece 4 yaşındadır. Onunla hiç kaza yapmadım. Arabama iyi baktım.

D: Well, Let’s go back to my office.
– Tamam, ofise gidelim.

C: Let’s see what kind of deal I can expect. My decision depends on the price and the trade-in. As soon as you can give me your ultimate price, I’ll talk it over with my family. I definitely need a new car.
– Teklifinizi görelim. Kararım fiyata ve takaş şartlarına bağlıdır. Bana son fiyatı bildirirseniz ailemle konuşacağım. Kesinlikle yeni bir arabaya ihtiyacım var.

Kredi Kartı İle Alışverişle İlgili İngilizce Diyaloglar

0

Zaman : 27-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Alışveriş
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, ortalama: 5,00 en çok 5)
Loading...

Buying On Credit – Kredi Kartı ile Alışveriş ( ingilizce alışveriş diyalogları)

 

Akif: I’m going to buy furniture. Can I buy it on credit?
– Mobilya satın almak istiyorum. Kredi ile satın alabilir miyim?

Tess (Akif’s American aunt): Of course, you can. You can get a charge card from one of the large furniture stores. This is a card for credit at one store. Most large stores have their own charge cards.
-Tabii. Büyük mobilya mağazalarından kart alabilirsiniz. Bu kart belli mağazada kredili alışveriş için geçerlidir. Büyük alışveriş merkezlerinin böyle kartları vardır.

A: Where I should apply for this card?
– Bu kart için nereye başvuru yapmalıyım?

T: Apply directly to the store for this card.
– Kartm için doğrudan ilgili mağazaya başvurun.

A: What about major credit cards?
– Peki genel kredi kartları için?

T: You can use Visa, Master Card, or American Express. These are cards from a bank or a credit company.
– Visa, Master Card veya American Express kartları alabilirsiniz. Banka veya kredi şirketlerinin bu tarz kartları var.

A: Where can I use these credit cards?
– Bu kredi kartlarını nerede kullanabilirim?

T: You can use them at many different stores, restaurants, and hotels.
– Pek çok çeşitli mağazalar, restoranlar ve otellerde kullanabilirsiniz.

İngilizce kredi kartı ile alışveriş diyalogları

A: Where can I get an application for major credit cards?
– Bu kredi kartları için nereye başvurabilirim?

T: There are application forms for major credit cards at banks and at some hotels.
– Bankalarda ve bazı otellerde kredi kartları için başvuru formları vardır.

A: Would you tell me about various kinds of credit?
– Bana kredi çeşitleri ile ilgili bilgi verir misiniz?

T: There are two kinds of credit: monthly accounts and revolving accounts.
– İki kredi türü bvardır: aylık hesaplar ve devreden hesaplar.

A: What’s the difference between them?
– Aralarındaki fark nedir?

T: Monthly accounts must be paid in full every month. You don’t have to pay interest in this type of account. In a revolving account, you pay a part of the total bill. You also pay interest on the unpaid balance.
– Aylık hesapların her ay ödenmesi gerekir. Bu hesap türünde faiz ödemek zorunda değilsiniz. Devreden hesapta ise toplam hesabın bir bölümünü ödersiniz. Ayrıca, ödenmemiş bakiyeniz üzerinden faiz ödersiniz.

A: How much is the interest?
– Ne kadar faiz ödenir?

T: The interest can be as high as 20%. This means that you are paying much more than the cost of your purchase. Credit cards can be useful, but they can also be expensive.
– Faizler %20’den yüksek olabilirler. Bu size satın alma maliyetinin üzerinde ödeme yapacağınız anlamına gelir. Kredi kartları yararlı olabilirler, ama bazen maliyetli olabiliyorlar.

A: I think it depends on the card holder what kind of credit he prefers.
– Ben ne tür kredi kullanacağının kart sahibinin tercihine bağlı olduğunu düşünüyorum.

T: You are perfectly right. I have several credit cards. Since I don’t want to pay any interest, I pay my bills in full.
– Siz kesinlikle haklısınız. Benim birkaç kredi kartım var. Herhangi bir faiz ödemek istemiyorum, bu nedenle faturalarımın tamamını ödüyorum.

A: Are American credit cards accepted overseas?
– Amerikanın kredi kartları yurtdışında geçerli mi?

T: Not all of them are acceptable there. But if you use American Express, you won’t have any trouble in stores, restaurants, and hotels the world over.
– Hepsi kabul edilmeyebilirler. Ancak American Express kullanıyorsanız, tüm dünyadaki mağazalar, restoranlar ve otellerde herhangi bir sorun yaşamazsınız.

A: Thank you for the information.
– Bilgilendirme için teşekkürler

T: You are very welcome.
– Rica ederim.

Shopping For Clothing – Kıyafet Alışverişi – Alışveriş Diyaloglarından

15

Zaman : 25-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Alışveriş
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (14 oy, ortalama: 4,21 en çok 5)
Loading...

Shopping For Clothing – Kıyafet Alışverişi (ingilizce alışveriş diyalogları)

Levent Sayar:  Can you help me, please?
– Lütfen bana yardımcı olur musunuz?

Salesman:  Yes, sir. What is it?
– Evet, efendim. Nasıl yardımcı olabilirim?

L.S.:  I’m looking for a flannel suit, size 40.
– Ben 40 numara bir flanel takım arıyorum.

S:  What color do you want?
– Ne renk?

L.S.:  I prefer something in gray.
– Gri olmasını tercih ederim.

S:  Here’s an excellent suit in gray flannel. Will you try it on?
– İşte harika bir gri flanel takım. denemek ister misiniz?

L.S.:  Yes, I will. Where is the fitting room?
– Evet. Deneme kabini nerededir?

S:  Come this way.
– Buraya gelin.

L.S.:  How does it look?
– Bana nasıl oldu?

S:  It looks great. It’s exactly your size.
– Harika. Bu sizin bedeninizdir.

L.S.:  How much is it?
– Kaç paradır?

S:  This suit is on sale. It’s only 115 dollars.
– Bu takım indirimdedir. Sadece 115 dolardır.

L.S.:  All right. I’ll take it.
– Tamam. Onu alacağım.

…..

Saleswoman:  May I help you?
– Yardımcı olabilir miyim?

Oya Rahman:  Yes, I’m looking for a blouses.
– Evet, ben bir bluz arıyorum.

S:  What’s your size?
– Bedeniniz nedir?

O.R.:  I wear size 12. Could you show me some blouses in solid color?
– 12 beden giyorum. Bana düz renk bluzları gösterir misiniz?

S:  What colors do you want?
– Ne renk istiyorsunuz?

O.R.:  Yellow and white.
– Sarı ve beyaz.

S:  They are over here.
– Onlar burada.

O.R.:  What’s the material?
– Kumaşı nedir?

S:  It’s fifty percent cotton and fifty percent polyester.
– Bunlar yüzde elli pamuk ve yüzde elli polyesterdir.

O.R.:  This white blouse looks nice. I’d like to try it on.
– Bu beyaz bluz hoş görünüyor. Bunu denemek istiyorum.

S:  The fitting room is to your left.
– Deneme odası sol tarafınızdadır.

O.R.:  I think this blouse is all right.
– Bence bu bluz oldu.

S: Very well, ma’am. Will that be cash or credit card?
– Çok iyi, hanımefendi. Nakit mi, kredi kartı mı?

O.R.: I’d like to give you a check.
– Ben size çek vermek istiyorum.

S: We need at least one piece of identification.
– Kimliğinizi görebilir miyiz?

O.R.: Here is my driver’s license.
– İşte ehliyetim.

S: All right. We can accept your check.
– Tamam. Çeki kabul ediyoruz.

…..

O.R.: These shoes are pretty. What colors do they come in?
– Bu ayakkabıları gerçekten çok hoş. Ne renkleri var?

S: Presently we have them in brown and black.
– Şu anda elimizde kahverengi ve siyah mevcuttur.

O.R.: Could you show me the black shoes in a medium heel?
– Bana orta topuklu siyah ayakkabıları gösterir misiniz?

S: We have them in a higher, lower, and medium heel. Just a minute. I’ll bring you the pair you wanted to see.
– Bizde düşük, yüksek ve orta topuklu olanları var. Bir dakika. Sizin görmek istediğiniz çifti getireceğim.

…..

Yasemin Pala: Yesterday I bought this skirt. I’d like a refund.
– Dün ben bu eteği aldım. İade etmek istiyorum.

Saleswoman: Do you have the receipt with you?
– Fişiniz yanınıza mı?

Y.P.: Yes, I do.
– Evet.

S.: You’ll get your refund in room 208, on the second floor.
– Paranızı 2. katta 208 numaralı odadan geri alabilirsiniz.

İngilizce kıyafet isimleri ve anlamları:

 

blouse (bluz)

boot (çizme, bot)

coat (palto, mont)

jeans (kot pantolon)

pants (pantolon)

shirt (gömlek)

shoe (ayakkabı)

skirt (etek)

sock (çorap)

sweatshirt (uzun kollu pamuklu kazak)

tie (kıravat)

t-shirt (tişört)

İngilizce kıyafet adları resimli:

tights (tayt)

trousers (pantolon)

İngilizce kıyafet adları resimli:

Resimli ingilizce kıyafet adlarıResimli ingilizce kıyafet isimleri

Büyük görüntü için resimlere tıklayıp ingilizce kıyafet isimlerine gözatabilirsiniz.

İngilizce Alışveriş Diyalog Örneği: Süpermarkette

12

Zaman : 25-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Alışveriş
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (15 oy, ortalama: 3,67 en çok 5)
Loading...

At The Supermarket – Süpermarkette (Alışveriş Diyalogları)

Oya (a newcomer): Do you have the shopping list?
– Alışveriş listen var mı?

Vedat (her brother): Yes it’s in my pocket.I’ll get a cart.We’ll shop to gether.We need laundry detergent.
– Evet, cebimdedir. Ben araba alayım. Beraber alışveriş yapalım. Çamaşır deterjanına ihtiyacımız var.

Oya: is the big size too expensive?
– büyük boy çok mu pahalı?

Vedat: Not at all.It makes sense to buy a big box of detergent.You save about a penny for every ounce.
– Hiç de değil. Büyük boy deterjan almak daha mantıklıdır. Her gram için bir kuruş tasarruf edeceksin.

Oya: How come?
– Nasıl yani?

Vedat: You’ve to read not only the price for the item but also the price for it by weight and volume. It’s cheaper to buy big sizes, especially for staples that are used for a longer period of time.
– Sadece fiyata değil, kiloya göre fiyata da bakmak gerekir. Büyük boy ürünleri almak daha ucuza gelir, özellikle bu ürünlerin kullanma süresi uzunsa.

Oya: I’ll keep it in mind.What’s the next on the shopping list?
– Bunu aklımda tutacağım. Alışveriş listesinde başka ne var?

Supermarkette: İngilizce Alışveriş Diyalogları

Vedat: Orange juice.
– Portakal suyu.

Oya: There are a lot of various brands of them.
– Burada çeşitli markaların ürünleri var.

Vedat: The store’s own brand is the least expensive one.The quality is the same, but it’s a bit cheaper.
– Mağazanın kendi ürünü en ucuz olanıdır. kalitesi hemen hemen aynıdır, ama fiyatı daha ucuzdur.

Oya: Do big supermarkets have their own brands of other things?
– Büyük supermarketlerin diğer ürünleri de var mı?

Vedat: Yes. Always look for the store’s own brands.They are cheaper.
– Evet. Her zaman mağazaların kendi markalarına bak. Onlar daha ucuzdur.

Oya: What about apples?
– Elmalar nerede?

Vedat: Apples are in aisle eight.
– Elmalar sekizinci sıradadır.

Oya:How much are they?
– Onlar kaç para?

Vedat: They’re 84 cents a pound.
– 1 pound elma 84 centtir.

Oya: What do we look for next?
– Başka neye ihtiyacımız var?

Vedat:Let’s get to the meat counter.
– Kasap reyonuna gidelim.

Oya: Okay.I think we need a chicken and some veal.I’ll get both items.
– Tamam. Tavuk ve dana etine ihtiyacımız var sanırım. İkisinden de alacağım.

Vedat: Don’t forget to look at the date on the label.
– Etiket üzerindeki tarihe bakmayı unutma.

Oya: It’s February twenty third for the chicken,and twenty second – for the veal.
– Tavuk için 23 şubat, dana eti için 22 şubat yazıyor.

Vedat: That’s okay.Today is February nineteenth.
– Bugün 19 şubat olduğuna göre herşey yolundadır.

Oya: What does the date mean?
– Bu tarih neyi ifade ediyor?

Vedat: The date indicates the last day the store is supposed to sell this item.
– Tarih mağazanın bu ürünü satabileceği son tarihi gösterir.

Oya:Which foods are dated?
– Hangi ürünlerde tarih belirtilir.

Vedat: If foods are perishable, they’ve to be dated.
– Bozulabilir gıdaların son kullanma tarihi olmalıdır.

Oya: You are an experienced buyer. What else do we need?
– Sen deneyimli bir alıcısın. Başka neye ihtiyacımız var?

Vedat:I’ve to check the shopping list.
– Alışveriş listesini kontrol edeyim. Yarım kilo tereyağı, ekşi krema ve yumurtaya ihtiyacımız var. Süt ürünleri 3. sıradadır.

Oya: All right.Here are the eggs. I prefer unsalted butter.Would you get it?
– Tamam. Yumurtalar burada. ben tuzsuz yağ tercih ederim. Lütfen alır mısın.

Vedat: I got butter and sour cream. Now we’ve to buy coffee.That’s in aisle 5.
– Yağ ve ekşi kremayı aldım. Kahve almalıyız. 5.sıradadır.

Oya: I’ve cut out an ad from the paper. There are special prices they’ve advertised for instant coffee.
– Gazete reklamını kestim. Hazır kahve için uygun fiyatları var.

Vedat: Okay.Get the coffee that was advertised.That’s all we need. Let’s go to the cash register.
– Tamam. İlandaki kahveyi al. İhtiyacımız olan herşeyi aldık. Şimdi kasaya gidelim.

İngilizce Diyaloglar Blog

7

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (11 oy, ortalama: 2,91 en çok 5)
Loading...

İngilizce diyaloglar blogumuz hazırlanıyor….

ingilizce diyaloglar hakkında