İngilizce Restaurant Diyalogları

45

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Restaurant
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (93 oy, ortalama: 3,91 en çok 5)
Loading...Loading...

At A Restaurant – Restoranda (ingilizce restaurant diyalogu)

 

Waiter: Good evening. Two for dinner?
Garson: İyi akşamlar. İki kişi misiniz?

B.B.: Yes, that’s right.
– Evet.

W: Where would you like to sit?
– Nereye oturmak istersiniz?

B.B.: Could we have a table near the window, please?
– Cam kenarında bir masaya oturabilirmiyiz?

W: Come with me, please(leading Boris and his wife Vera to a table for two)
– Benimle gelin lütfen. (Boris ve eşi Vera’yı iki kişilik bir masaya yönlendirir.)

B.B.: Could we have the menu?
– Menü alabilir miyiz?

W: Certanly (waiter brings the menu and a wine list)
– Tabii. (garson menüyü ve şarap listesini getirir)

B.B.: We have to make up our mind. We’ll order in a few minutes.
– Biz bir az düşünelim. Bir kaç dakika sonra siparişi vereceğiz.

ingilizce restaurant diyalogları

İngilizce Restaurant Diyalogu 2

 

B.B.: Do you want an appetizer, Vera? Oysters, lox, smoked herring, or avocado?
– Meze ister misin, Vera? Istiridye, somon, ringa füme veya avokado?

Vera: Does it come with the dinner?
– Bu akşam yemeği ile mi geliyor.

B.B.: No, it’s a la carte.
– Hayır, bu ayrı ödeniyor.

Vera: Let’s see. . . . the dinner includes salad, an entree, vegetables and potatoes as side dishes, a dessert, and coffee. That’s more than enough.
– Bakalım. . . . Akşam yemeği salata, bir ara sıcak, sebze ve patates garnitürü, bir tatlı ve kahve içerir. Bunlar yeterince fazladır.

B.B.: Okay. We’ll order a dinner without an appetizer. What about the entree? What would you like- veal, roast, beef, steak, or chicken?
– Tamam. Meze olmadan akşam yemeği sipariş edelim. Ara sıcağa ne dersin? Dana eti, rosto, steak, biftek, veya tavuk?

Vera: We’ve had chicken at home rather often. When we eat out, I’d like to get something we don’t have at home. As for me, I’d like to have a steak.
– Biz evde oldukça sık tavuk yiyoruz. Dışarıda yemek yerken evde olmayan bir şey almak istiyorum. Bir biftek almak istiyorum.

B.B.: So would I.
– Ben de aynısından istiyorum.

İngilizce Restaurant Diyalogu 3

 

W: Are you ready to order now?
– Sipariş için hazır mısınız?

B.B.: Yes. Can we begin with the salad?
– Evet. Salata ile başlayabilir miyiz?

W.: Certainly, sir. What kind of dressing would you like?
– Kesinlikle, efendim. Ne tür bir sos istiyorsunuz?

B.B.: Just olive oil and vinegar for both of us.
– Sadece zeytinyağı ve sirke ikimiz için de.

W.: And for your entree?
– Peki ya ara sıcak olarak?

B.B.Iki biftek, lütfen.
– İki biftek, lütfen.

W.: Rare, medium, or well done?
– Az pişmiş, orta pişmiş veya iyi pişmiş?

B.B.: Medium, please.
– Orta pişmiş, lütfen.

Vera: Is there a choice of vegetables and potatoes?
– Sebze ve patates garnitürü var mı?

W.: No, ma’m. We serve a daily special. Today you can have mashed potatoes. The vegetable of this day is asparagus.
– Hayır, hanımefendi. Bize güne özel spesyalleri servis ediyoruz. Bugün patates püresi alabilirsiniz. Bu günün sebzesi kuşkonmazdır.

B.B.: It’s all right with me . What about you, Vera?
– Benim siparişim bu kadar. Ya sen, Vera?

Vera: It’s okay.
– Tamam.

W.: Would you like to see the wine list?
– Şarap listesini görmek ister misiniz?

B.B.: We’d like a carafe of Chablis.
– Biz karafta Chablis sipariş etmek istiyoruz.

W.: Fine. Will you order your dessert now?
– Tamam. Tatlı sipariş vermek istiyor musunuz?

B.B.: Can we order it later?
– Daha sonra sipariş verebilir miyiz?

W.: Of course.
– Tabii.

İngilizce Diyaloglar Blog

3

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (9 oy, ortalama: 3,33 en çok 5)
Loading...Loading...

İngilizce diyaloglar blogumuz hazırlanıyor….

ingilizce diyaloglar hakkında