İngilizce Uçak Bileti Rezervasyonu

2

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Rezervasyon
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (80 oy, ortalama: 3,58 en çok 5)
Loading...

Airplanes Reservations – Uçak Bileti Rezervasyonları

 

Travel Agents: Can I help you?
– Yardımcı olabilir miyim?

Ramazan Kahraman: I want to fly to London next week. I’d like to make reservations for a round ticket.
– Gelecek hafta Londra’ya uçmak istiyorum. Çift yön uçak bileti için rezervasyon yaptırmak istiyorum.

T.A.: What day are you planning to leave for London?
– Hangi gün Londra’ya gitmeyi planlıyorsunuz?

R.K.: On the 12th of March.
– 12 Mart’ta

T.A.: There are three flights to London on that day-at 10 A.M., at 8.30 and 9 P.M. Do you have any prefereference about the time of the day?
– O gün Londra’ya 3 uçuş var sabah saat onda ve akşam 08:30 ile 09:00’da. Zamanla ilgili tercihiniz var mı?

R.K.: I’d rather leave at 9 P.M. I want to get to London early in the morning.
– Akşam 9’da uçmayı tercih ederim. Sabah Londa’da olmak istiyorum.

T.A.: I can make a reservation for a TWA flight. Are you going to travel first class or economy?
– Ben TWA uçuş için rezervasyon yapabilirim. Birinci sınıf veya ekonomik sınıfı mı tercih deceksiniz?

R.K.: I prefer economy. How much will it be?
– Ben ekonomi sınıfı tercih ederim. Fiyatı ne kadar olacak?

ingilizce uçak bileti rezervasyonu diyalogları

T.A.: 440 dollars.
– 440 dolar.

R.K.: Are the meals and refreshments served on the flight?
– Uçakta yiyecek ve içecek servisi yapılacak mı?

T.A.: Yes, they are.
– Evet

R.K.: What’s the flight time?
– Uçuş kaç saat sürüyor?

T.A.: Six hours.
– Altı saat.

R.K.: What’s the London airport we’ll arrive at?
– Londra’nın hangi havaalanına ineceğiz?

T.A.: Heathrow Airport. How many days are you planning to stay in London?
– Heathrow Havaalanı. Londra’da kaç gün kalmayı planlıyorsunuz?

R.K.: Seven days.
– Yedi gün

T.A.: When would you like to fly home from London?
– Londra’dan ne zaman dönmeyi düşünüyorsunuz?

R.K.: March 22nd.
– 22 Martta.

T.A.: All right. Your name and address?
– Tamam. Adınız soyadınız ve adresiniz?

R.K.: Ramazan Kahraman. 64-92 99th Street. Rego-Park, New York 11374.
– Ramazan Kahraman. 64-92 99. Sokak. Rego-Park, New York 11374.

T.A.: And your telephone number?
– Telefon numaranız?

R.K.: (718)539-7286.
– (718)539-7286.

T.A.: Will you pay by credit card?
– Ödemeyi kredi kartı ile mi yapacaksınız?

R.K.: Yes, by Master Card. Number. . . Valid until January 15, 2010. When can I get my tickets?
– Evet, Master kartla. Numarası…. Son kullanma tarihi 15 Ocak 2010. Biletimi ne zaman alacağım?

T.A.: You’ll have them two days before your departure.
– Uçuştan 2 gün önce biletinizi alacaksınız.

İngilizce Beslenme Sorunları İle İlgili Diyalog

0

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Diğer
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (74 oy, ortalama: 3,82 en çok 5)
Loading...

Discussing Nutrition Problems – Beslenme Sorunları Tartışması

 

Simon: I’ve been living in this country for more than seven years, but I don’t yet understand why there is so much talk about nutrition as a growing sciense.
– Ben yedi yıldan fazladır bu ülkede yaşıyorum, ama beslenmeden bu kadar çok gelişen bir bilim gibi sözedilmesini anlayamıyorum.

Tom (his American friend): Americans want to be healthy. But most of us have no understanding of nutrition problems.
– (Onun Amerikalı arkadaşı): Amerikalılar sağlıklı olmak istiyorlar. Ama çoğumuzun beslenme sorunları hakkında hiç bilgisi yok.

Simon: Whenever I see my family doctor, he advises me to stick to a low cholesterol diet.
– Aile hekimimi her gördüğümde bana düşük kolestollü diyet öneriyor.

ingilizce beslenme sorunları tartışmasıTom: And do you follow his advice? – Onun tavsiyelerine uyuyor musun?

Simon: It’s hard to stick to a diet with my busy schedule.
– Benim bu yoğunlukta diyet yapmam çok zor.

Tom: For your health, it is very important to get a balanced diet.
– Sağlığın için, dengeli beslenme diyeti çok önemlidir.

Simon: What is a balanced diet?
– Dengeli beslenme diyeti nedir?

Tom: Adults can get a balanced diet by including foods from the four main food groups. These are: the milk group (milk, cheese, yogurt, and other dairy foods); the meet group (meat, poultry, fish, eggs, and meat alternates such as beans, lentils, and nuts); the bread group (bread, cereals, noodles etc. ); and the vegetable and fruit group.
– Yetişkinler dört ana besin gruplarından gıdaları dahil ederek dengeli bir diyet yapabilirler. Bunlar: süt grubu (süt, peynir, yoğurt ve diğer süt ürünleri); et grubu (et, tavuk, balık, yumurta ve fasulye, mercimek ve fındık gibi et alternatifleri); ekmek grubu (ekmek, tahıllar, makarna vb) ve sebze – meyve grubu.

Simon: Can people who don’t eat meat or fish stay healthy?
– Et veya balık yemeden de insanlar sağlıklı kalabilirler mi?

Tom: Absolutely. By eating enough dairy foods and meat alternates, people can get essential proteins.
– Kesinlikle. Yeterince süt ürünleri ve et alternatifleri tüketerek, insanlar gerekli proteinleri alabilirler.

Simon: What about the nutritional value of canned vegetables that we buy at the supermarket?
– Peki ya süpermarketlerden aldığımız konserve sebzelerin besin değerleri?

Tom: The nutritional difference depends more on how vegetables are prepared than on whether they are bought fresh or canned.
– Besin değeri sebzelerin taze veya konserve olmasından çok nasıl hazırlandıklarına bağlıdır.

Simon: I wonder how knowledgeable you are. You could become a professional dietitian.
– Ne kadar bilgili olduğunu görüyorum. Profesyonel bir diyetisyen olabilirdin.

Tom: It’s just my hobby to read about food and health.
– Sadece gıda ve sağlık hakkında okumak benim hobimdir.

Simon: I was told to avoid such foods as bread or potatoes. What’s your view?
– Bana ekmek ve patates gibi gıdalardan uzak durmam söylendi. Senin görüşün nedir?

Tom: By avoiding bread and potatoes you cut out several B vitamins, vitamin C and other nutrients.
– Ekmek ve patatesten uzak durarak bazı B ve C vitaminleri ve diğer besinleri kesmiş olursun.

Simon: Are extra vitamin dosages useful?
– Ekstra vitamin almak yararlı mı?

Tom: You shouldn’t take more vitamins than the body needs.
– Vücudun ihtiyacından daha fazla vitamin alınmamalıdır.

Simon: Thank you for your valuable information.
– Değerli bilgiler için teşekkür ederim.

İngilizce Eve Doktor Çağırma Diyalogları

0

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Doktor - Hasta
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (80 oy, ortalama: 3,79 en çok 5)
Loading...

Doctors On Call – Doktor Çağırma

 

A: Hello. May I help you?
– Merhaba. Yardımcı olabilir miyim?

B: Is this the number for making arrangements for doctor house calls?
– Bu eve doktor çağırmak için aranılan numara mı?

A: Yes, it is. Doctors make house calls 24 hours a day, seven days a week in all five boroughts of New York.
– Evet. Doktorları New York’un beş ilçesine günde 24 saat, haftada yedi gün boyunca çağırabilirsiniz.

B: When can I request a house call?
– Doktoru hangi zamanlarda çağırabilirim?

A: Whenever your family doctor does not have office hours, for instance, at night, or you are too sick to leave your home. In emergency cases, call 911.
– Aile hekiminiz ofis dışındaysa, örneğin gece veya evden çıkamayacak kadar hastaysanız. Acil durumlarda, 911’i arayın.

B: How does your service work?
– Bu işlemler nasıl yapılıyor?

A: That’s quite simple. Specially trained operators take your full name, address, phone number and a brief explanation of your problem. They then schedule you with a doctor already on house calls nearby.
– Çok basit. Özel eğitimli operatörler tam adınızı, adresinizi, telefon numaranızı ve sorunun kısa bir açıklamasını alırlar. Daha sonra evinize en yakın doktora çağrı yaparlar.

ingilizce eve doktor çağırma diyalogu

B: When can I expect the doctor to arrive?
– Doktor ne kadar sürede gelir?

A: In most cases, expect the doctor within two hours.
– Çoğunlukla iki saat içinde doktor orada olur.

B: What kind of medical services are available in my home?
– Evde ne tür tıbbi hizmetler yapılır?

A: Our doctors perform examinations, prescribe medicine, give injections and recommend other required services.
– Doktorlar muayene eder, reçete yazar, iğne yapar ve diğer gerekli tıbbi hizmetleri yerine getirirler.

B: Are such services as blood tests, electrocardiagrams and X-rays available in my home?
– Evde kan testleri, elektrokardiyogram ve röntgen gibi hizmetler verirlir mi?

A: Absolutely. If required, the doctor can perform these services.
– Kesinlikle. Gerekirse doktor bu hizmetleri yapabilir.

B: When am I supposed to pay the doctor?
– Doktora ödemeyi ne zaman yapmam gerekir?

A: At the end of the doctor’s visit.
– Doktor ziyareti sonunda.

B: Will the visiting doctor fill out any insurance forms required?
– Ziyarete gelen doktor herhangi sigorta belgelerini doldurur mu?

A: Of course, he will. Many insurance plans pay for doctor’s calls. Often we are permitted to bill insurance companies directly.
– Tabii doldurur. Birçok sigorta planında doktor çağırma için ödeme seçeneği mevcuttur. Çoğu zaman faturayı doğrudan sigorta şirketlerine yönlendiririz.

B: Is Medicare accepted by Doctors on Call?
– Medicare tarafınızdan kabul edilir mi?

A: You pay the doctor. He fills out the Medicare form.
– Ödemeyi doktora yaparsınız. O Medicare formunu doldurur.

B: Can you tell me more about the doctor’s charge?
– Doktor ücretleri hakkında daha fazla bilgi verir misiniz?

A: When you call for an appointment, ask our operator about our charges. They are quite reasonable, comparable to an office visit.
– Randevu için aradığınızda, ücretleri operatörünüzden isteyin. Ücretler bir ofis ziyareti ile karşılaştırıldığında oldukça makuldürler.

B: Thank you for the information.
– Bilgilendirme için teşekkür ederim.

İngilizce Doktor Hasta Diyalogları

49

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Doktor - Hasta
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (118 oy, ortalama: 3,89 en çok 5)
Loading...

At The Doctor’s Office – Doktorda

[ingilizce doktor hasta diyaloğu]

 

Secretary: Good morning. Can I help you?
– Günaydın. Yardımcı olabilir miyim?

Vahit Altun: Good morning. My name is Altun. I have an 11 o’clock appointment.
– Günaydın. Soyadım Vahit’tir. Saat 11:00’de randevum var.

S: Please, take a seat. The doctor will see you soon.
– Oturun lütfen. Doktor sizi kısa sürede kabul edecek.

V.A.: Thank you.
– Teşekkürler.

Doctor: Hello, Mr.Vahit. Come in, please. Sorry to have kept you waiting.
– Merhaba, Mr.Vahit. Lütfen gelin. Beklettiğim için üzgünüm.

V.A.: That’s all right. Did you get all the test results?
– Sorun değil. Tüm test sonuçlarını aldınız mı?

D: Yes, I got them last night. As to the tests, everything is okay. Your cardiogram is normal too.
– Evet, dün gece aldım. Testler açısından her şey normal. Sizin kardiyogram çok normaldir.

V.A.: But what about the X-ray? Is anything wrong?
– Peki ya röntgen sonuçları? Yanlış bir şey var mı?

D:The X-ray shows emphysema. That’s evidently the result of your heavy smoking. Your breath shortness and your cough are probably caused by the emphysema.
– – Röntgen sonuçları amfizem gösteriyor. Bu besbelli fazla sigara içmenizin sonucudur. Sizin nefes darlığınız ve öksürüğünüz muhtemelen amfizemden kaynaklanıyor.

V.A.: Is that serious?
– Durum ciddi mi?

D: It could become extremely serious. If you are worried about your health cut out your smoking.
– Son derece ciddi hale gelebilir. Sağlığınızla ilgili endişeleriniz varsa sigarayı bırakın.

V.A.: Certainly, I’ll try to stop smoking. What else could you advise me to do for improving my health?
– Kesinlikle, ben sigarayı bırakmaya çalışacağım. Sağlık durumumun iyileşmesi için bana başka ne tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

D: You should do daily exercises. Eat small meals four or five times a day.
– Günlük egzersizler yapmalısınız. Yemekleri az az günde dört ya da beş öğün olarak yiyin.

V.A.: Do I have to go to the hospital?
– Ben hastaneye yatmak zorunda mıyım?

D: No. I’ll give you a prescription. Take the pills three times a day. I want you to see me again in three weeks. Stay well.
– Hayır size bir reçete yazacağım. Günde üç kere bu hapı alın. Üç hafta sonra buraya tekrar gelmenizi istiyorum. Kendinize iyi bakın.

V.A.: Thank you, doctor.
– Teşekkürler doktor.

ingilizce doktor hasta diyalogu

İngilizce Doktorda Diyalogu 2

Doctor: What’s troubling you?
– Şikayetiniz nedir?

Patient: I’ve caught a cold. I have a sore throat and a bad cough.
– Üşüttüm. Boğaz ağrım ve kötü bir öksürük var.

D: Put this thermometer under your tongue. I want to see if you have a fever. Let me see. Yes, you have a temperature. When did you first feel ill?
– Dilinizin altına bu termometreyi koyun. Ateşiniz varsa görmek istiyorum. Bakayım. Evet, ateşiniz var. Ilk ne zaman kendinizi kötü hissettiniz?

P: A couple of days ago.
– Bir kaç gün önce.

D: Let me examine you. Take a deep breath. Now I want to test your blood pressure(testing blood pressure). Your blood pressure is slightly above normal, but nothing to worry about. Any other trouble?
– Sizi muayene edeyim. Derin bir nefes alın. Şimdi tansiyonunuza bakmak istiyorum. (tansiyon ölçülüyor). Tansiyonunuzu biraz normalin üzerinde, ama endişelenecek bir durum yoktur. Başka bir sorun?

P: Doctor, I haven’t been sleeping well.
– Doktor, ben iyi uyuyamıyorum.

D: I’ll give you some sleeping pills. Take the tablets as prescribed-you take only one at bedtime. You must stay in bed for several days until your temperature has gone down. Here’s a prescription for your flu. Come in again to see me in ten days.
– Size uyku hapları yazacağım. Reçetedeki ilaçları yatmadan önce bir tablet olarak alın. Ateşiniz inene kadar birkaç gün yatakta kalmanız gerekir. İşte grip için reçete. On gün sonra beni görmek için tekrar gelin.

P: Okay. Thank you, doctor.
– Tamam. Teşekkürler, doktor.

Useful Words And Expressions – Yararlı kelimeler ve ifadeler

headache(s) – baş ağrısı
dizziness – baş dönmesi
ulcer – ülser
liver disease – karaciğer hastalığı
kidney disease – böbrek hastalığı
stomach disease – mide hastalığı
insomnia – uykusuzluk
pneumonia – pnömoni
heart attack – kalp krizi
heart disease – alp hastalığı
stroke – insult
malignant tumor – kötü huylu tümör
cancer – kanser
benign tumor – iyi huylu tümör
hypertension – hipertansiyon
hypotension – hipotansiyon
bleeding – kanama
pus – irin
inflammation – inflamasyon
cold – soğuk algınlığı
runny nose – burun akıntısı
hoarse voice – boğuk ses
sore throat – boğaz ağrısı
constipation – kabızlık
diarrhea – ishal
upset stomach – mide bozukluğu
heartburn – mide ekşimesi
cramp – kramp
to gain weight – kilo almak
to lose weight – kilo vermek

İngilizce Dişçide Geçen Diyaloglar

4

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Doktor - Hasta
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (76 oy, ortalama: 3,71 en çok 5)
Loading...

At The Dentist’s Office Dişçide (diş doktorunda geçen ingilizce diyaloglar)

 

Secretary: Good morning, can I help you?
– Günaydın, size nasıl yardımcı olabilirim?

Patient: Yes, my name is Ayse Ipek. I have an appointment for ten o’clock.
– Evet, benim adım Ayşe İpek. Saat on birde randevum var.

S: Have a seat, please. The doctor will see you soon.
– Lütfen oturun. Doktor az sonra size bakacak.

P: Thank you.
– Teşekkürler.

S: Dr. Smith, this is Ms.Ipek.
– Dr. Smith, bu bayan İpek’dir.

Dentist: Hello, Ms.Ipek. Please come with me. Sit down.
– Merhaba, Ipek hanım. Lütfen benimle gelin. Oturun.

(Ms.Ipek sitting down in the dentist’s chair)
(Bayan Ipek dişçi koltuğuna oturur)

What’s the problem?
– Sorun nedir?

P: I have a toothache on the left upper side.
– Sol üst tarafda diş ağrım var.

D: How long have you had it?
– Ne kadar süredir?

P: For about three days. I have a filling that is loose. I’m afraid it is about to drop out.
– Yaklaşık üç gündür. Burada gevşek bir dolgu var. Düşeceğinden korkuyorum.

D: Let me take a look at it. Open your mouth wide, please. I’ll take an X-ray.
– Ona bir göz atalım. Lütfen ağzınızı genişçe açın. Ben film çekeceğim.

P: Good.
– Tamam.

ingilizce dişçide geçen diyaloglar

D: There’s a rather deep cavity on the right side of the tooth.
– Dişinizin sağ tarafında oldukça derin bir boşluk var.

P: Will you have to pull the tooth?
– Dişi çekmek zorunda mısınız?

D: No. I hope to save your tooth. I’ll give you an injection of Novocaine.
– Hayır, ben sizin dişinizi kurtarmak istiyorum. Novocaine iğnesi yapacağım.

P: Okay.
– Tamam

D: Now I can drill the tooth. You don’t feel any pain, do you?
– Şimdi dişinizi inceltmeye başlayacağım. Herhangi bir ağrı hissetmiyorsunuz, doğru mu?

P: No, I don’t.
– Hayır, hissetmiyorum.

D: I’d suggest that – besides the usual filling – we put a crown on your tooth. That can save it. I’ll put a temporary crown there today. The permanent crown will be ready in about 10 days. Then you’ll come back. Is it all right with you?
– Size sıradan bir dolgu yerine köprü yaptırmanızı öneririrm. Bu dişinizi koruyacaktır. Bugün geçici bir köprü takılacak. Kalıcı köprü yaklaşık 10 gün içinde hazır olacak. O zaman tekrar geleceksiniz. Ne diyorsunuz?

P: If you think it’s the only way to save the tooth, then go ahead. I realize a crown is rather expensive. But what’s to be done?
– Dişi kurtarmanın tek yolunun bu olduğunu düşünüyorsanız, öyle yapın. Köprünün daha pahalı olduğunu anlıyorum. Ama yapacak bir şey yok.

D: Okay. You can eat in two hours. Call my secretary for an appointment next week.
– Tamam. İki saat sonra yemek yiyebilirsiniz. Önümüzdeki hafta randevu için sekreteri arayınız.

P: Thank you, doctor.
– Teşekkürler, doktor.

İngilizce Eczane Diyalogları

0

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Eczane
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (62 oy, ortalama: 3,44 en çok 5)
Loading...

At The Drug Store – Eczanede (ingilizce eczanede diyaloglar)

 

A: Could you fill this prescription?
– Bu reçetedeki ilacı verir misiniz?

B: Just a minute. I’ve to check if we have this in stock. Sorry. Today you can get only 37 capsules. Is that okay with you?
– Bir dakika. Stokta olup olmadığını kontrol etmeliyim. Üzgünüz. Bugün sadece 37 kapsül alabilirsiniz. Sizin için uygun mı?

A: All right. When will you have the rest.
– Tamam. Geri kalanını ne zaman alabilirim?

B: We owe you 23 capsules. Can you drop in the day after tomorrow?
– Size 23 kapsül borçluyum. Yarından sonra gelebilir misiniz?

A: Of course. I’ll come the day after tomorrow if I can get the other capsules.
– Tabii. Sonraki gün diğer kapsülleri almak için geleceğim.

B: That’s for sure.
– Bu defa kesin.

A: Should I pay now or later?
– Şimdi mi veya daha sonra mı ödemek gerekir?

B: Now will be fine. Have a seat, please. Your medication will be ready in five minutes. I’ll give you a receipt. I’ll indicate there that we owe you 23 capsules.
– Şimdi olması iyi olacak. Lütfen oturun. İlacınız beş dakikaya hazır olacak. Size bir makbuz vereceğim. Bu size 23 kapsül borçlu olduğumuzun kanıtı olacak.

ingilizce eczane diyalogları

İngilizce Eczanede Diyalogu 2

 

C: Can I help you?
– Yardımcı olabilir miyim?

D: Could you give me something for a toothache?
– Bana bir diş ağrısı için bir şey verebilir misiniz?

C: I would recommend you Tylenol. It’s for temporary relief of minor pain.
– Size Tylenol öneririm. Küçük ağrıların geçici rahatlamasında etkilidir.

D: Don’t you have a painkiller?
– Etkili bir ağrı kesici yok mu?

C: We ‘ve plenty of them. But without a doctor’s prescription you can’t have it.
– Bizde onlardan çok var. Ancak bir doktor reçetesi olmadan veremiyoruz.

C: Okay. What’s to be done? Please give me Tylenol, extra-strength-50 capsules. I’ve to see my dentist anyway.
– Tamam. Yapacak bir şey yok. Bana 50 kapsül çok güçlü Tylenol verin lütfen. Her durumda dişçiye gitmem şart.

İngilizce Eczanede Diyalogu 3

G: Good evening. What can I do for you?
– İyi akşamlar. Sizin için ne yapabilirim?

H: I’ve a long list of things I need. Most items I can find on your shelves without any help. Please tell me only where I should look for vitamins and adhesive tapes.
– Bende gereken şeylerin uzun bir listesi var. Bazılarını ben herhangi bir yardım almadan raflarda bulabilirim. Sadece vitamin ve yapışkan bantların nerede olduğunu söyleyin lütfen.

G: Aisle 3 – for vitamins, Aisle2 – for adhesive tapes. Anything else?
– Vitaminler 3. sırada, bantlar 2. sıradadır. Başka bir şey?

H: Aspirin, a deodorant, shaving cream, and shampoo for my wife.
– Aspirin, traş kremi, deodorant ve karım için şampuan.

G: You’ll find aspirin in aisle 1. Aspirin comes in bottles of fifty, one hundred, and two hundred tablets. In aisle 4, you can find deodorants, shampoos, and shaving creams. As to the shampoo, we have a special on a new brand.
– Birinci sırada aspirin bulabirisiniz. Aspirin bize elli, yüz, iki yüz tablet olarak geliyor. Dördüncü sırada deodorantlar, şampuanlar ve traş kremleri bulabilirsiniz. Şampuana gelince, elimizde yeni özel bir marka var.

H: Is it for oily hair?
– Yağlı saçlar için mi?

G: Yes, it is.
– Evet

J: That’s the right thing for my wife. Thank you. Now I can find the items I need without any difficulties.
– Bu karım için uygun bir şeydir. Teşekkür ederim. Şimdi ben sorunsuzca diğer gerekli ürünleri bulabilirim.

Useful Words And Expressions – Yararlı Kelimeler ve İfadeler

 

ointment – merhem
drops – damla
iodine – iyot
liquid – sıvı
lotion – losyon
powder – pudra
soap – sabun
scented soap – kokulu sabun
scissors – makas
comb – tarak
hairbrush – saç fırçası
toothpaste – diş macunu
toothbrush – diş fırçası
paper towels – kağıt havlu
nail tile – tırnak törpüsü
nail polish – tırnak cilası (oje)
polish remover – oje çıkarıcı
(razor) blade – jilet
disposable blades – tek kullanımlık jilet
sponge – sünger
panty hose – külotlu çorap
shower cap – duş bonesi
laxative – müshil

İngilizce Terzide – Ayakkabıcıda ve Diğer Diyaloglar

13

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Diğer
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (53 oy, ortalama: 3,62 en çok 5)
Loading...

Repairing Things – Tamirat İşleri

 

Diyalog 1: Ayakkabıcıda

A: I would like to have these shoes repaired. As you see, my heels are worn down.
– Ben bu ayakkabıları yaptırmak istiyorum. Gördüğünüz gibi topukları kopmuş.

B: Yes, new heels are to be put on.
– Evet, yeni topuklar yapmak gerekecek.

A: Will you repair the shoes while I wait?
– Ben beklerken ayakkabıları tamir edebilir misiniz?

B: I’m very busy now. You can pick up your shoes tomorrow.
– Şimdi çok meşgulüm. Ayakkabıları yarın alabilirsiniz.

A: At what time?
– Saat kaçta?

B: Any time.
– Herhangi bir saatte.

A: How much will it cost?
– Ne kadara mal olacak?

B: Six dollars. What’s your name, please?
– Altı dolar. İsminiz lütfen.

A: Vedat Tezel.
– Vedat Tezel.

B: All right. Here’s your slip. You’ll pay tomorrow when getting the shoes.
– Tamam. İşte makbuzunuz. Yarın ayakkabıları alırken ödemeyi alırsınız.

A: Thank you.
– Teşekkürler.

*****

Diyalog 2. Terzide

ingilizce tamirci diyaloglarıVedat: Do you do alterations?

– Kıyafet tamiri işleri yapıyor musunuz.

Tailor: Yes, we do.
– Evet

V: I’d like to have these pants shortened.
– Ben bu pantolonu kısaltmak istiyorum.

T: All right. How many inches?
– Tamam. Kaç cm?

V: Not more than two.
– En fazla 2.

T: Would you try the pants on? I’d like to see them on you. Our fitting room is to the left.
– Pantalonu giyinebilir misiniz. Üzerinizde nasıl durduğunu görmek istiyorum. Soyunma odası sol taraftadır.

V: Okay. Just a minute.
– Tamam. Bir dakika.

T: (taking measurements)Two inches will be fine.
– (ölçüleri alıyor) 2 cm yeterli olacaktır.

V: When can I pick up the pants?
-Panatalonu ne zaman alabilirim?

T: They will be ready on Monday.
– Pazartesi günü hazır olacak.

*****

Diyalog 3. Fotoğrafçıda

Vladimir: Excuse me, is there a camera shop anywhere in this neighborhood?
– Affedersiniz. Buralarda fotoğrafçı var mı?

Passerby: Turn right at the next corner. There is a camera shop. You can’t miss it.
– Bir sonraki köşeden sağa dönün. Bir fotoğrafçı dükkanı var. Mutlaka görürsünüz.

V: Thanks.
– Teşekkürler.

V:(entering the camera shop): Good morning.
– (fotoğrafçı dükkanına girerek): Günaydın.

Saleswoman: Good morning. May I help you?
– Günaydın. Yardımcı olabilir miyim?

V: Yes, I’d like to have this film developed and printed.
– Bu filmi çıkartıp fotoğrafları bastırtmak istiyorum.

S: Okay. Anything else?
– Tamam. Başka bir şey?

V: Please give me two films for this camera.
– Bana bu kamera için iki film verin lütfen.

S: Here you are. Four dollars and 35 cents.
– Buyurun. Dört dolar 35 sent.

V: When will my pictures be ready?
– Resimlerim ne zaman hazır olacak?

S: It will take five days. Here’s your receipt.
– Beş gün sürecek. İşte makbuzunuz.

*****

Diyalog 4. Elektronik aletler

A: Do you repair shavers?
– Traş makinelerini tamir ediyor musunuz?

B: Yes, I do.
– Evet.

A: Okay. I’ve my shaver with me. Can you fix it?
– Tamam. İşte traş makinem. Bunu tamir edebilir misiniz?

B: When did you buy it?
– Ne zaman satın aldınız?

A: About five months ago.
– Beş ay önce.

B: Did you keep the guarantee?
– Garanti belgeniz var mı?

A: No, I didn’t. I lost it.
– Hayır, onu kaybettim.

B: Then I’ll have to charge you.
– O zaman ücret ödemeniz gerekecek.

A: How much will it cost?
– Ne kadara mal olacak?

B: That depends on what’s wrong with it.
– Bu yapılacak işleme bağlıdır.

A: I think the batteries are dead. They should be replaced.
– Ben pillerin ömrünün bittiğini düşünüyorum. Onların değiştirilmesi gerekir.

B: I’ve to check it. Could you come in tomorrow?
– Bunu kontrol etmeliyim. Yarın gelebilir misiniz?

A: All right.
– Tamam.

İngilizce Hava Durumu Diyalogları

53

Zaman : 27-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Hava Durumu
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (75 oy, ortalama: 3,88 en çok 5)
Loading...

The Weather – Hava Durumu (ingilizce diyaloglar örnekleri)

 

A: What’s the weather today?
– Bugün hava nasıl?

B: The temperature has fallen again.
– Sıcaklık yeniden düştü.

A: I enjoy the cold weather.
– Ben soğuk havayı severim.

B: Don’t you mind the cold?
– Soğuktan korkmuyor musun?

A: Not at all. I prefer a cold winter to a hot, muggy summer.
– Hiç de değil. Ben bir sıcak, bunaltıcı yaz yerine soğuk bir kış tercih ederim.

B: I agree. After the terrible August we had last year, low temperatures are kind of refreshing.
– Katılıyorum. Geçen yılki korkunç ağustos sonrası düşük sıcaklıklar serinletici etki yapıyor.

A: In August there wasn’t a breeze anywhere. There was ninety percent humidity, and the temperature stayed above ninety degrees for 15 straight days.
– Ağustos ayında hiç esinti yoktu. Yüzde doksan oranında nem vardı ve sıcaklık 15 gün boyunca doksan derecenin üzerinde kaldı.

B: It’s six o’clock now. I’ll turn on the radio. Let’s listen to the weather report.
– Saat altıdır. Radyoyu açayım. Hava durumu raporunun dinleyelim.

ingilizce hava durumu cümleleri

Radio: As the cold front crosses the region tonight, temperatures will drop considerably. The present temperature is 26 degrees. Tonight will be partly cloudy. Tomorrow will become sunny, windy, and very cold. High 20, low 16. Strong winds from the north will bring Arctic air to the region. Snow will develop at the end of the week.
– Bu gece bölgeye gelecek olan soğuk hava kitlesinin etkisi ile sıcaklık önemli ölçüde düşecek. Şu anda hava sıcaklığı 26 derecedir. Bu gece hava parçalı bulutlu olacak. Yarın hava güneşli, rüzgarlı ve çok soğuk olacak. Hava sıcaklığı en yüksek 20, en düşük 16 derece olacak. Kuzeyden gelecek oan güçlü rüzgarlar bölgemize Arctic hava getirecek. Hafta sonunda kar bekleniyor.

A: Did you listen to the weather forecast?
– Hava tahmini sunumunu dinledin mi?

B: Yes, I did. The mild weather will continue. Scattered showers will occur tomorrow night.
– Evet. Ilık hava devam edecek. Yarın gece ara ara yağmur olacak.

A: And what about the day after tomorrow?
– Yarından sonra hava nasıl olacak?

B: Skies will begin to clear. Drier, colder air will arrive from the north-west. Sunny but cold weather will prevail the day after tomorrow.
– Gökyüzü açılmaya başlayacak. Kuzey-batıdan kuru ve soğuk hava akımı gelecek. Yarından sonra güneşli ama soğuk hava etkili olacak.

A: At this time of the year, the weather is so changeable.
– Yılın bu zamanda, hava çok değişken olur.

Hava Durumu Diyalogu 2

 

A: It’s a beautiful day.
– Ne güzel bir gün.

B: Yes. It’s a fine day. The sun is shining.
– Evet. Güzel bir gün. Güneş parlıyor.

A: It looks as if we are going to have a couple of fine days.
– Bizi iyi bir kaç gün bekliyor gibi görünüyor.

B: It’s unusual weather for March.
– Bu Mart için alışılmadık bir havadır.

A: I hope that’s the beginning of spring.
– Baharın başladığını umuyorum.

B: I’m afraid the weather changes rather often. A sudden snowfall is quite possible.
– Hava oldukça sık değişiyor. Aniden kar yağması tamamen mümkündür.

İngilizce Bilinmeyen Numaralar Servisini Arama – Telefon Diyalogları

0

Zaman : 27-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Telefon Diyalogları
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (43 oy, ortalama: 2,88 en çok 5)
Loading...

Telephone Information – Telefonda Bilgi Alma (ingilizce telefon diyalogları)

Telefonda Bilgi Alma Diyalogu 1:

 

Customer: Good afternoon. I was looking for a telephone number and couldn’t find it in the directory.
– İyi günler. Ben ve bir telefon numarası arıyorum, defterde bulamadım.

Operator: Is it a business or a residence?
– Bir iş mi yoksa ev mi?

– A residence.
– Ev

– What’s his or her full name?
– Adı soyadı nedir?

– David Dolgin.
– David Dolgin.

– What’s the correct spelling of his name?
– Soyadını kodlar mısınız?

– “D” as in “David”, “O” as in “Oscar”, “l” as in “Lilian”, “G” as in “Gloria”, “I” as in “Irene”, and “N” as in “Nora”.
– David’in “d”si, Oscar’ın “o”su, Lilian’ın “l”si, Gloria’nın “g”si, Irene”nin “i”si ve Nora’nın “n”si.

– What’s the borough?
– Hangi ilçe?

– Brooklyn.
– Brooklyn.

– Do you know the street address?
– Adresini biliyor musunuz?

– The address is : 1240 Ocean Parkway.
– Adresi: 1240 Ocean Parkway.

– The number is: (718)763- 5533.
– Telefon numarası: (718) 763-5533.

– Can I dial direct for a collect call?
– Direk çevirebilir miyim?

– Yes, you can just dial “O” and the number.
– Evet. Sadece “0” ve numarayı çevirin.

ingilizce telefonda bilgi alma: telefon diyalogu

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Telefonda Bilgi Alma Diyalogu 2:

 

Operator: Directory Assistance. Can I help you?
– Bilinmeyen Numaralar Servisi. Yardımcı olabilir miyim?

Customer: Can I dial direct to Munich, Germany?
– Ben Almanya Münih’i direk arayabilir miyim?

– Yes. First you dial the international code number – 011.
– Evet. Önce uluslararası kod numarasını çevirin – 011.

– What’s to be done next?
– Sonra yapılması gereken nedir?

– Next you dial the country code. For Germany that’s 49. The city code for Munich s 89. Then you dial the local telephone number.
– Sonra ülke kodunu çevirin. Almanya için bu 49 dur. Münih şehir kodu 89 dur. Sonra yerel telefon numarasını çevirin.

– Thank you.
– Teşekkürler.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

Telefonda Bilgi Alma Diyalogu 3:

 

Operator: May I help you?
– Yardımcı olabilir miyim?

Customer: I would like to bill my call to a third number. The number is : (212)371-1839.
– Ben telefon görüşme ücretimin diğer numaraya aktarılmasınız istiyorum. Telefon numarası: (212)371-1839.

– Who is calling, please?
– İsminiz?

– Ahmet is calling. Somebody should be at home.
– Ahmet. Evde birileri olmalıdır.
(Operator is verifying the third number charge)
(Operatör diğer numaranın onayını alıyor)

– This is AT&T. Ahmet is calling from Flushing, Queens, to Washington, D. C. Would you pay for this call?
– AT&T’den arıyorum. Flushing, Queens’ten Ahmet Washington’u arıyor. Bu aramanın ücretini ödemeyi kabul ediyor musunuz?

– Okay.
– Tamam

– Thank you.
– Teşekkürler.

İngilizce Ev Kredisi Alma Diyalogu

0

Zaman : 27-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Banka
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (48 oy, ortalama: 3,50 en çok 5)
Loading...

Inquiring About a Co-Op Loan – Kooperatif Kredisi Alma Diyalogu

 

Serdar Tezil: Hello. I’m your customer. My name is Serdar Tezil. I’m come to ask you for some information of co-op loan policy.
– Merhaba. Ben müşterinizim. Adım Serdar Tezil. Kooperatif kredisi alma koşulları ile ilgili bilgi edinmeye geldim.

Bank clerk: How much would you like to borrow?
– Ne kadar (para) çekmek istiyorsunuz?

S.T.: 120.000 dollars.
– 120.000 dolar

Clerk: Presenty our bank offers adjustable interest rates for co-op. Fixed rates are offered only to home buyers.
– Şu anda bankamız kopperatif kredisi için değişken faiz oranları sunuyor. Sabit oranlar sadece ev alıcılarına sunulmaktadır.

S.T.: What is the difference between an adjustable rate and a fixed rate?
– Değişken bir oranla sabit bir oran arasındaki fark nedir?

Clerk: An adjustable rate mortgage is a loan wrete the interest may be adjusted according to prevailing market rates. If you apply for a co-op loan, your rate will be adjusted at the end of the year. Until the end of the year, you are locked into a specific rate. At the end of each year, the rate can be reassesed. Do you follow me?
– Değişken faizli kredide faiz geçerli piyasa fiyatlarına göre ayarlanır. Eğer kooperatif kredisi çekseniz faiz oranı yıl sonunda değişecektir. Yıl sonuna kadar belli bir oran sabit kalacaktır. Her yıl sonunda oran yenilenecektir. Beni anladınız mı?

S.T.: Yes, I do. What about fixed rates?
– Evet. Peki ya sabit faizliler?

Clerk: A fixed rate mortgage is a loan where the interest rate remains the same for the entire term of the mortgage, for instance, 15 or 30 years.
– Sabit faizli kredide (mortgage) faizler tüm dönem boyunca sabit kalır. Örneğin 15 – 30 yıl boyunca.

Ev kredisi alma ingilizce - banka diyalogu

S.T.: What is the adjustable rate for a 120.000 dollar co-op loan?
– 120.000 dolarlık kooperatif kredisi için değişken faiz oranı kaçtır?

Clerk: 7.625%+2.25 points.
– %7.625%+2.25 puan.

S.T.: Could you explain to me what a point is?
– Puanın ne olduğunu bana açıklayabilir misiniz?

Clerk: A point is 1 percent of the amount you are borrowing.
– Bir puan borçlanma miktarının yüzde biridir.

S.T.: How much would 2.25 points be in my particular case?
– 2.25 puan ben durumumda ne kadar olacak?

Clerk: 2.25 points would equal 2.700 dollars. Once you are approved, you are locked into that rate.
– 2.25 puan 2.700 dolara eşit olur. Başvurunuz kabul edilince bu orana sabitlenirsiniz.

S.T.: Who approves my application?
– Başvurumu kim onaylayacak?

Clerk: The bank’s real estate department.
– Bankanın gayrimenkul departmanı.

S.T.: What information does the bank require for approving a co-op loan?
– Kooperatif kredisi başvurusunu onaylamak için bankanın ne gibi bilgilere ihtiyacı var?

Clerk: Your employer will have to verify your income. Besides you’ll have to submit a credit report. The bank will find out if there are any outstanding debts.
– İşvereniniz gelirinizi doğrulamak zorundadır. Bunun yanısıra kredi raporu sunmanız gerekecek. Bankanın herhangi bir ödenmemiş borcunu

S.T.: What proof of income is required if I am self-employed?
– Serbest meslek sahibi olduğumu nasıl kanıtlamam gerekir?

Clerk: A copy of your recent income tax return is required.
– En son gelir vergisi beyannamesinin bir kopyası gereklidir.

S.T.: Thank you very much for your detailed information.
– Detaylı bilgilendirme için teşekkür ederim.

Clerk: You are welcome.
– Rica ederim.