İngilizce Eve Doktor Çağırma Diyalogları

0

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Doktor - Hasta
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (65 oy, ortalama: 3,77 en çok 5)
Loading...Loading...

Doctors On Call – Doktor Çağırma

 

A: Hello. May I help you?
– Merhaba. Yardımcı olabilir miyim?

B: Is this the number for making arrangements for doctor house calls?
– Bu eve doktor çağırmak için aranılan numara mı?

A: Yes, it is. Doctors make house calls 24 hours a day, seven days a week in all five boroughts of New York.
– Evet. Doktorları New York’un beş ilçesine günde 24 saat, haftada yedi gün boyunca çağırabilirsiniz.

B: When can I request a house call?
– Doktoru hangi zamanlarda çağırabilirim?

A: Whenever your family doctor does not have office hours, for instance, at night, or you are too sick to leave your home. In emergency cases, call 911.
– Aile hekiminiz ofis dışındaysa, örneğin gece veya evden çıkamayacak kadar hastaysanız. Acil durumlarda, 911’i arayın.

B: How does your service work?
– Bu işlemler nasıl yapılıyor?

A: That’s quite simple. Specially trained operators take your full name, address, phone number and a brief explanation of your problem. They then schedule you with a doctor already on house calls nearby.
– Çok basit. Özel eğitimli operatörler tam adınızı, adresinizi, telefon numaranızı ve sorunun kısa bir açıklamasını alırlar. Daha sonra evinize en yakın doktora çağrı yaparlar.

ingilizce eve doktor çağırma diyalogu

B: When can I expect the doctor to arrive?
– Doktor ne kadar sürede gelir?

A: In most cases, expect the doctor within two hours.
– Çoğunlukla iki saat içinde doktor orada olur.

B: What kind of medical services are available in my home?
– Evde ne tür tıbbi hizmetler yapılır?

A: Our doctors perform examinations, prescribe medicine, give injections and recommend other required services.
– Doktorlar muayene eder, reçete yazar, iğne yapar ve diğer gerekli tıbbi hizmetleri yerine getirirler.

B: Are such services as blood tests, electrocardiagrams and X-rays available in my home?
– Evde kan testleri, elektrokardiyogram ve röntgen gibi hizmetler verirlir mi?

A: Absolutely. If required, the doctor can perform these services.
– Kesinlikle. Gerekirse doktor bu hizmetleri yapabilir.

B: When am I supposed to pay the doctor?
– Doktora ödemeyi ne zaman yapmam gerekir?

A: At the end of the doctor’s visit.
– Doktor ziyareti sonunda.

B: Will the visiting doctor fill out any insurance forms required?
– Ziyarete gelen doktor herhangi sigorta belgelerini doldurur mu?

A: Of course, he will. Many insurance plans pay for doctor’s calls. Often we are permitted to bill insurance companies directly.
– Tabii doldurur. Birçok sigorta planında doktor çağırma için ödeme seçeneği mevcuttur. Çoğu zaman faturayı doğrudan sigorta şirketlerine yönlendiririz.

B: Is Medicare accepted by Doctors on Call?
– Medicare tarafınızdan kabul edilir mi?

A: You pay the doctor. He fills out the Medicare form.
– Ödemeyi doktora yaparsınız. O Medicare formunu doldurur.

B: Can you tell me more about the doctor’s charge?
– Doktor ücretleri hakkında daha fazla bilgi verir misiniz?

A: When you call for an appointment, ask our operator about our charges. They are quite reasonable, comparable to an office visit.
– Randevu için aradığınızda, ücretleri operatörünüzden isteyin. Ücretler bir ofis ziyareti ile karşılaştırıldığında oldukça makuldürler.

B: Thank you for the information.
– Bilgilendirme için teşekkür ederim.

İngilizce Doktor Hasta Diyalogları

37

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Doktor - Hasta
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (80 oy, ortalama: 3,76 en çok 5)
Loading...Loading...

At The Doctor’s Office – Doktorda

[ingilizce doktor hasta diyaloğu]

 

Secretary: Good morning. Can I help you?
– Günaydın. Yardımcı olabilir miyim?

Vahit Altun: Good morning. My name is Altun. I have an 11 o’clock appointment.
– Günaydın. Soyadım Vahit’tir. Saat 11:00’de randevum var.

S: Please, take a seat. The doctor will see you soon.
– Oturun lütfen. Doktor sizi kısa sürede kabul edecek.

V.A.: Thank you.
– Teşekkürler.

Doctor: Hello, Mr.Vahit. Come in, please. Sorry to have kept you waiting.
– Merhaba, Mr.Vahit. Lütfen gelin. Beklettiğim için üzgünüm.

V.A.: That’s all right. Did you get all the test results?
– Sorun değil. Tüm test sonuçlarını aldınız mı?

D: Yes, I got them last night. As to the tests, everything is okay. Your cardiogram is normal too.
– Evet, dün gece aldım. Testler açısından her şey normal. Sizin kardiyogram çok normaldir.

V.A.: But what about the X-ray? Is anything wrong?
– Peki ya röntgen sonuçları? Yanlış bir şey var mı?

D:The X-ray shows emphysema. That’s evidently the result of your heavy smoking. Your breath shortness and your cough are probably caused by the emphysema.
– – Röntgen sonuçları amfizem gösteriyor. Bu besbelli fazla sigara içmenizin sonucudur. Sizin nefes darlığınız ve öksürüğünüz muhtemelen amfizemden kaynaklanıyor.

V.A.: Is that serious?
– Durum ciddi mi?

D: It could become extremely serious. If you are worried about your health cut out your smoking.
– Son derece ciddi hale gelebilir. Sağlığınızla ilgili endişeleriniz varsa sigarayı bırakın.

V.A.: Certainly, I’ll try to stop smoking. What else could you advise me to do for improving my health?
– Kesinlikle, ben sigarayı bırakmaya çalışacağım. Sağlık durumumun iyileşmesi için bana başka ne tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

D: You should do daily exercises. Eat small meals four or five times a day.
– Günlük egzersizler yapmalısınız. Yemekleri az az günde dört ya da beş öğün olarak yiyin.

V.A.: Do I have to go to the hospital?
– Ben hastaneye yatmak zorunda mıyım?

D: No. I’ll give you a prescription. Take the pills three times a day. I want you to see me again in three weeks. Stay well.
– Hayır size bir reçete yazacağım. Günde üç kere bu hapı alın. Üç hafta sonra buraya tekrar gelmenizi istiyorum. Kendinize iyi bakın.

V.A.: Thank you, doctor.
– Teşekkürler doktor.

ingilizce doktor hasta diyalogu

İngilizce Doktorda Diyalogu 2

Doctor: What’s troubling you?
– Şikayetiniz nedir?

Patient: I’ve caught a cold. I have a sore throat and a bad cough.
– Üşüttüm. Boğaz ağrım ve kötü bir öksürük var.

D: Put this thermometer under your tongue. I want to see if you have a fever. Let me see. Yes, you have a temperature. When did you first feel ill?
– Dilinizin altına bu termometreyi koyun. Ateşiniz varsa görmek istiyorum. Bakayım. Evet, ateşiniz var. Ilk ne zaman kendinizi kötü hissettiniz?

P: A couple of days ago.
– Bir kaç gün önce.

D: Let me examine you. Take a deep breath. Now I want to test your blood pressure(testing blood pressure). Your blood pressure is slightly above normal, but nothing to worry about. Any other trouble?
– Sizi muayene edeyim. Derin bir nefes alın. Şimdi tansiyonunuza bakmak istiyorum. (tansiyon ölçülüyor). Tansiyonunuzu biraz normalin üzerinde, ama endişelenecek bir durum yoktur. Başka bir sorun?

P: Doctor, I haven’t been sleeping well.
– Doktor, ben iyi uyuyamıyorum.

D: I’ll give you some sleeping pills. Take the tablets as prescribed-you take only one at bedtime. You must stay in bed for several days until your temperature has gone down. Here’s a prescription for your flu. Come in again to see me in ten days.
– Size uyku hapları yazacağım. Reçetedeki ilaçları yatmadan önce bir tablet olarak alın. Ateşiniz inene kadar birkaç gün yatakta kalmanız gerekir. İşte grip için reçete. On gün sonra beni görmek için tekrar gelin.

P: Okay. Thank you, doctor.
– Tamam. Teşekkürler, doktor.

Useful Words And Expressions – Yararlı kelimeler ve ifadeler

headache(s) – baş ağrısı
dizziness – baş dönmesi
ulcer – ülser
liver disease – karaciğer hastalığı
kidney disease – böbrek hastalığı
stomach disease – mide hastalığı
insomnia – uykusuzluk
pneumonia – pnömoni
heart attack – kalp krizi
heart disease – alp hastalığı
stroke – insult
malignant tumor – kötü huylu tümör
cancer – kanser
benign tumor – iyi huylu tümör
hypertension – hipertansiyon
hypotension – hipotansiyon
bleeding – kanama
pus – irin
inflammation – inflamasyon
cold – soğuk algınlığı
runny nose – burun akıntısı
hoarse voice – boğuk ses
sore throat – boğaz ağrısı
constipation – kabızlık
diarrhea – ishal
upset stomach – mide bozukluğu
heartburn – mide ekşimesi
cramp – kramp
to gain weight – kilo almak
to lose weight – kilo vermek

İngilizce Dişçide Geçen Diyaloglar

1

Zaman : 29-05-2011 | Yazar : Editor | Kategori : Doktor - Hasta
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (63 oy, ortalama: 3,67 en çok 5)
Loading...Loading...

At The Dentist’s Office - Dişçide (diş doktorunda geçen ingilizce diyaloglar)

 

Secretary: Good morning, can I help you?
– Günaydın, size nasıl yardımcı olabilirim?

Patient: Yes, my name is Ayse Ipek. I have an appointment for ten o’clock.
– Evet, benim adım Ayşe İpek. Saat on birde randevum var.

S: Have a seat, please. The doctor will see you soon.
– Lütfen oturun. Doktor az sonra size bakacak.

P: Thank you.
– Teşekkürler.

S: Dr. Smith, this is Ms.Ipek.
– Dr. Smith, bu bayan İpek’dir.

Dentist: Hello, Ms.Ipek. Please come with me. Sit down.
– Merhaba, Ipek hanım. Lütfen benimle gelin. Oturun.

(Ms.Ipek sitting down in the dentist’s chair)
(Bayan Ipek dişçi koltuğuna oturur)

What’s the problem?
– Sorun nedir?

P: I have a toothache on the left upper side.
– Sol üst tarafda diş ağrım var.

D: How long have you had it?
– Ne kadar süredir?

P: For about three days. I have a filling that is loose. I’m afraid it is about to drop out.
– Yaklaşık üç gündür. Burada gevşek bir dolgu var. Düşeceğinden korkuyorum.

D: Let me take a look at it. Open your mouth wide, please. I’ll take an X-ray.
– Ona bir göz atalım. Lütfen ağzınızı genişçe açın. Ben film çekeceğim.

P: Good.
– Tamam.

ingilizce dişçide geçen diyaloglar

D: There’s a rather deep cavity on the right side of the tooth.
– Dişinizin sağ tarafında oldukça derin bir boşluk var.

P: Will you have to pull the tooth?
– Dişi çekmek zorunda mısınız?

D: No. I hope to save your tooth. I’ll give you an injection of Novocaine.
– Hayır, ben sizin dişinizi kurtarmak istiyorum. Novocaine iğnesi yapacağım.

P: Okay.
– Tamam

D: Now I can drill the tooth. You don’t feel any pain, do you?
– Şimdi dişinizi inceltmeye başlayacağım. Herhangi bir ağrı hissetmiyorsunuz, doğru mu?

P: No, I don’t.
– Hayır, hissetmiyorum.

D: I’d suggest that – besides the usual filling – we put a crown on your tooth. That can save it. I’ll put a temporary crown there today. The permanent crown will be ready in about 10 days. Then you’ll come back. Is it all right with you?
– Size sıradan bir dolgu yerine köprü yaptırmanızı öneririrm. Bu dişinizi koruyacaktır. Bugün geçici bir köprü takılacak. Kalıcı köprü yaklaşık 10 gün içinde hazır olacak. O zaman tekrar geleceksiniz. Ne diyorsunuz?

P: If you think it’s the only way to save the tooth, then go ahead. I realize a crown is rather expensive. But what’s to be done?
– Dişi kurtarmanın tek yolunun bu olduğunu düşünüyorsanız, öyle yapın. Köprünün daha pahalı olduğunu anlıyorum. Ama yapacak bir şey yok.

D: Okay. You can eat in two hours. Call my secretary for an appointment next week.
– Tamam. İki saat sonra yemek yiyebilirsiniz. Önümüzdeki hafta randevu için sekreteri arayınız.

P: Thank you, doctor.
– Teşekkürler, doktor.

İngilizce Diyaloglar Blog

7

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (9 oy, ortalama: 3,33 en çok 5)
Loading...Loading...

İngilizce diyaloglar blogumuz hazırlanıyor….

ingilizce diyaloglar hakkında